Yönetim Danışmanı |  / Yönetimde

15 Temmuz 2016, Cuma...

Türkiye, bugün çok kritik bir günden daha geçti. Şu veya bu şekilde planlanan ve uygulamaya çalışılan bir askeri darbe girişimi (ki kalkışma diyenler de var), yine hepimizin kafasında birçok soru işareti bırakarak 4-5 saat içerisinde engellendi ve ne mutlu ki ülke tekrar en az bir 10 yıl geriye gitmekten kurtuldu.

Yapılacak çok yorum, söylenecek çok söz var elbette. Ancak, sağlıklı bir yorum yapabilmek, sap ile samanı birbirinden ayırabilmek için henüz çok erken. Belki de bunu uzun yıllar sonra ancak anlayabileceğiz, belki de yaşanan birçok olay gibi bu da zamanla hafızamızdan silinip gidecek.

Ancak tarihe bir not düşmek gerek...

Gelin biz bu olaya bambaşka bir yerden bakalım. Bu noktaya nasıl geldik, nerede yanlış yaptık, hatalarımızı bulmaya ve anlamaya çalışalım. Tabii ki, kişisel siyasi tercihlerimizden uzak ve yönetim biliminin bize sunduğu somut, genel kabul görmüş bilimsel gerçekler ile değerlendirelim konuyu.

Aslında, devlet dediğimiz; tüm organları ile tam bir koordinasyon içerisinde çalışması hedeflenen ve temel amacı milletin bağımsızlığı ve vatanın bölünmez bütünlüğü olan çok büyük, sosyo-ekonomik ve kültürel bir örgütlenmedir. Her devlet, kendi milleti ve vatanı ile ilgili bu amacını gerçekleştirmek için çalışır, çaba gösterir. Kimi zaman ikili ilişkiler ve devletlerarası sözleşmeler kimi zaman da (maalesef) savaşlar ile kendi çıkarlarını korumaya çalışırlar.

Devletin bu konudaki idari organları ise bürokrasi dediğimiz kamu kurum ve kuruluşlarının tamamıdır. Bu kamu kurum ve kuruluşlarının, var olma amaçları belli olsa da sorun, devletin kimler tarafından yönetileceğidir. İşte bu yüzden demokratik sistemlerde, seçimle başa gelenler kimi zaman liyakata bakarak kimi zaman da sırf siyasi tercihler ile kendi üst yönetim kadrolarını işbaşına getirirler ve bürokrasiye yön verip devleti ve dolayısıyla ülkeyi yönetirler...

Buraya kadar her şey yolunda gözüküyor. Ancak, bu kadar ciddi ve kapsamlı bir örgütlenmede gözden kaçan çok büyük ve çok önemli bir ayrıntı var. Devleti yönetenler ne kadar başarılı? Devlet yönetiminde başarının bir performans kriteri var mı? Devlet yönetimindeki başarı ölçülebilir mi? Devlet yönetimindeki başarının, şirketlerde olduğu gibi sadece ekonomik kriterler ile ölçülmesi, sosyo-kültürel kriterlerin göz ardı edilmesi ne kadar doğru?
...

Bu soruların cevabı var mı?

Aynı zamanda Kabataş Erkek Lisesi’nden büyüğüm olan, işletme profesörü Prof. Dr. Hayri Ülgen hocam, yönetiminde kaos yaşanmayan iyi bir örgütlenmenin sahip olması gereken, aynı zamanda kişiden / kişilerden bağımsız kurumsal yapıların da vazgeçilmezi olan temel ilkeleri bizim için derlemiş. Dünyada da, bu temel ilkeleri benimseyen ve uygulayan bir örgütlenmenin başarılı olacağı kabul görmüş...

Bakalım sonuç ne çıkacak?...

ÖRGÜTLENMEDE TEMEL İLKELER YETERLİ YETERSİZ
1. AMAÇ BİRLİĞİ İLKESİ
Bölümlerin, kişilerin ve örgütün amaçlarının koordinasyonu, birliği
2. ETKİNLİK İLKESİ
En az çabayla en yüksek getirinin sağlanması
3. YÖNETİM ALANI İLKESİ
Her üst'ün etkin bir biçimde yönetebileceği ast sayısının sınırlı olduğu yönetim alanının belirlenmesi
4. HİYERARŞİ BİRLİĞİ İLKESİ
Yürütme ve raporlama ilişkilerinin tüm hiyerarşi kademelerini izleyerek geçme zorunluluğu
5. YETKİ DEVRİ İLKESİ
Üst'lerin ast'larına belirli oranda yetki devretme zorunluluğu
6. SORUMLULUK İLKESİ
Görevlerin yerine getirilmesinde hesap sorulma zorunluluğu
7. YETKİ VE SORUMLULUK DENKLİĞİ İLKESİ
Her yöneticiye verilen yetki ve sorumluluk sınırlarının belirlenmesi ve bunların birbirine eşit ve dengeli olması
8. KUMANDA BİRLİĞİ İLKESİ
Her ast’ın bir üst'den emir alması ve yalnız o üst’le raporlama ilişkisi kurması
9. YETKİ DÜZEYİ İLKESİ
Her yöneticinin yetki sınırlarına giren kararları üst kademelere yansıtmadan uygulaması
10. İŞBÖLÜMÜ VE UZMANLAŞMA İLKESİ
Her türlü faaliyetin daha verimli ve kârlı olacak şekilde bölünüp, gruplandırılması
11. GÖREVLERİN TANIMI İLKESİ
Her görevin tanımlanması, belirli bir mevki veya bölümde toplanması
12. AYRIKLIK (İSTİSNA) İLKESİ
Yöneticinin yetkisini aşan sorunlarla ilgili kararlar için üst'üne başvurma zorunluluğu
13. DENGE İLKESİ
Yetkinin merkezcil veya merkezkaç olarak dağılmasında yapısal dengeye dikkat edilmesi
14. ESNEKLİK İLKESİ
Örgütsel yapı değişen koşullara uyarlanabilmesi
15. ÖNDERLİĞİN KOLAYLAŞTIRILMASI İLKESİ
Örgütsel yapının, yöneticilerin önderlik yeteneklerini geliştirmesi


Sonuç ne çıkarsa çıksın, sanırım herkesin şapkasını önüne alıp düşünmesinin, yanlışlarını görüp özeleştiri getirmesinin ve bu yanlışları/eksikleri gidermek için elinden geleni yapmasının tam zamanıdır...

Sevgiyle kalın.

Yönetim Danışmanlığı mesleğinin daha iyi anlaşılabilmesi adına...